Archives for Erkekçe - Page 2

Erkeklerin korkulu rüyası Varikosel !

k67896989896969Erkeklerde üreme organı olan testisler sperm gelişimini kötü etkileyen vücut ısısından korunmaları için skrotum adı verilen bir kese içerinde yer alırlar. Varikosel, skrotum adı verilen bu kesedeki toplardamarların genişlemeleridir. Damarların geniş olması nedeniyle kan akışı fazla olur ve bu da ısı artışına neden olur. Isı artışı da üreme organı olan testislerdeki sperm yapımını azaltabilir ya da kalitesizleştirir. Bu kısırlığa yol açabilir. Varikosel uzun vadede testis boyutlarında küçülmeye yol açabilmektedir. Gerçekten de çocuk sahibi olamayan çiftlerde varikosel görünme oranı %30’lara kadar varmaktadır.

Varikosel Neden Olur ve Nasıl Oluşur ?

Toplardamarlar organlarımızdaki oksijeni kullanılmış olan kanı toplarlar ve ana toplardamar vasıtası ile kalbe geri getirirler. Testislerden toplanan kan ise testiküler ven dediğimiz toplardamarlar vasıtasıyla solda böbrek toplardamarı aracılığıyla, sağda ise direkt olarak ana toplardamara dökülürler. Testislerden toplanan kanın geri testislere dönmemesi için testiküler ven içerisinde bazı kapakçıklar vardır. Varikoselde ise o kapakçıklar bozulur ve kan kapakçıklardan geriye kaçarak testisleri saran skrotal kese içerisinde birikir.

Varikosel toplumda çok sık görülür. Yirmi ve otuzlu yaşlarda daha yaygın karşımızı çıkan varikosel erkeklerin yaklaşık %10’unda vardır. Ama yukarıda da belirtildiği gibi çocuğu olmayan çiftlerde bu olasılık üç katına kadar çıkabilir. Varikoselin %95’i solda görülür. Bu da tamamen vücudun anatomik yapısı ile ilgili bir durumdur.

Varikoselin Bulguları Nelerdir ?

Varikoselin bulguları arasında özellikle egzersiz, uzun süre ayakta kalma veya aynı pozisyonda oturma durumlarında belirginleşen Ağrı ve hassasiyet başta gelir. Herhangi bir şikayete yol açmadan kısırlık nedeniyle araştırılan çiftlerde de sık olarak karşımıza çıkmaktadır. Uzun dönemde varikoselin etkisiyle küçülen testis, tedaviden sonra tekrar eski boyutlarına kavuşabilir.

• Testislerde ağrı ve hassasiyet

• Kısırlık
• Uzun dönemde testislerde küçülme
Gibi bulgulara sebep olabilmektedir.

 

Şeklinde özetlememiz de mümkündür.

Tanıda Renkli Doppler Ultrasonografi

Varikoselin tanısında, fizik muayenede şüphelenilmesi halinde renkli Doppler ultrasonografi incelemesi çok önemlidir. Bu incelemede hem testis boyutları ölçülür, hem testis içinde yerleşmiş olabilen tümörler saptanabilir, hem de varikoselin derecesi hakkında bilgi sahibi olunabilir. Aynı zamanda çeşitli manevralar ile karın içi basınç arttığında reflü dediğimiz kanın testise doğru geri dönüşü de görüntülenebilir.

Varikoselde Tedavi Seçenekleri Nelerdir ve Uygulanan Tedavinin Mantığı

1. Cerrahi Tedavi

Uzun yıllardır bilinen ve kullanılan tedavi yöntemidir. Ameliyatla skrotal kese içerisindeki testiküler ven bulunur ve bağlanır. Burada amaç varikosele neden olan damarı bağlayarak oraya kan birikmesini engellemektir. Ancak buradaki tedavi direkt olarak kan kaçışını önlemeye yönelik değildir. O nedenle kaçış hala devam ettiğinden bazen varikoselin tekrarlama ihtimali vardır.

2. Endovasküler Tedavi

Daha yeni bir tedavi yöntemidir ve Girişimsel Radyologlar tarafından uygulanır. Ameliyat değildir. Anjiyografik yöntemler kullanılarak yapılan bir girişimdir. Hasta tamamen uyanıktır. Herhangi bir kesi işlemi olmaz. Kasıktan ya da boyundan anjiyografik yöntemlerle girilerek testisin toplardamarı olan testiküler vene girilir. Toplardamarın içi “Koil” adı verilen yumuşak sarmallarla tıkanır. Tıkama işlemi gerçekleştirildikten sonra girişimsel radyolog ayrıca çeşitli ilaçlarla damarın tam kapanmasını sağlar. Günübirlik gerçekleşen bu işlemde hasta aynı gün taburcu olur ve ertesi gün işine dönebilir.

Prostat kanseri ile ilgili bir kaç şehir efsanesi yada hurafeler !

k679696996Sadece Türkiye’de değil dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri erken teşhis edildiğinde tedavide büyük avantaj sağlanıyor. Ancak bazen halk arasında doğru olarak kabul edilen birçok yanlış kanı, hastalığın teşhisinde geç kalmaya neden oluyor.  Bu nedenle mutlaka özellikle 50 yaşından sonra belli aralıklarla prostat muayenesi olmak gerekiyor.İşte sizler için derlediğimiz prostat kanseri ile ilgili bir kaç şehir efsanesi yada hurafesi…

1-Prostat kanseri sadece yaşlı erkeklerin hastalığıdır.

YANLIŞ. Prostat kanseri çoğunlukla yaşlı erkekler de görülse de hastaların önemli bir kısmı 50 ve daha genç yaşta olan erkekler. Bu yanlış bilgi, bazen erken teşhiste dolayısıyla da tedavide gecikmeye neden oluyor.

2-Benim hiç idrar şikayetim yok, o nedenle kontrole ihtiyacım yok.

YANLIŞ.Prostat kanseri, erken dönemde hiç şikayet vermiyor. Ayrıca kanserler içerisinde de en az şikayete neden olan kanser türlerinden biridir. Öyle ki prostat kanserinde şikayetler başladıysa hastalık ileri evrededir.

3-Prostat kanseri ailemizde yok, bu nedenle endişelenmeme ve kontrole gitmeme gerek yok.

YANLIŞ. Prostat kanserlerinin önemli bir kısmı ailevi ya da ırksal özellikteki prostat kanseri değildir. Evet ailede varsa risk artıyor, ama halen erkekte 50 yaş üzeri görülen en sık görülen kanserdir.

4-Prostat kanseri için sadece PSA testi yaptırsam yeterli olur, test normalse kanser değilim!

YANLIŞ. Bu düşünce belki de en büyük yanlışlardan biri. Bazı saldırgan prostat kanserleri kanda PSA seviyelerini arttırmıyor. Sadece PSA ile yapılan kontrollerde prostat kanserlerinin dörtte biri atlanabiliyor. Prostatın büyümesi ya da iltihaplı hastalıkları gibi kanser dışı durumlarda da PSA yükselebiliyor. PSA’nın yüksek olması her zaman kanseri göstermediği gibi, düşük olması da yüzde 100 kanser olmadığını göstermiyor.Bu nedenle muayene yapılması bazı prostat kanserlerinin tanısının konulabilmesinde tek yöntemdir!

5-Prostat kanseri yavaş ilerler ve öldürmez!

YANLIŞ. Bazı prostat kanserlerinde diğer bazı kanser türlerinde olduğu gibi yavaş bir ilerleyiş olduğu doğrudur. Ancak bir kısmınında çok saldırgan karakterde ve hızlı ilerlediği unutulmamalı! Bunu belirleyen özellikler ancak uzman ürolog görüşü ile belirlenebiliyor.

6-Prostat kanseri eşime ya da çevremdekilere bulaşabilir.

YANLIŞ. Prostat kanseri bir enfeksiyon hastalığı gibi bulaşıcı bir hastalık kesinlikle değildir. Cinsel ilişki ile de bulaşması mümkün değildir.

7-Prostat ameliyatı sonra erkekliğim biter. İktidarsızlık ve idrar kaçırma kaçınılmaz bir sondur!

YANLIŞ.Belki de en yaygın ve kişilerin kontrole gitmesine engel olan yanlışlardan biri!. Prostatın iyi huylu büyümesinde yapılan cerrahi tedaviler ya da kanser ameliyatları ileri teknoloji yöntemlerle uygulanıyor. Bu nedenle uygulanan yöntemlerin yan etki ihtimali oldukça az.

8- Doğru beslenme ve vitamin-mineral takviyeleri kullanarak kanserden tamamen korunabilirim.

YANLIŞ. Beslenme ve yaşam tarzının genel anlamda kanser oluşum süreçlerinde olumlu etkilere sahip olduğu bilinse de, bu bilgi belli yaşlardan sonra yapılması gereken kontrollerin aksamasına neden olmamalı.

9- Prostat tedavisinde sadece cerrahi tedavi vardır.

YANLIŞ. Prostatın iyi huylu büyümesi ve kanserinde, cerrahi tedaviler dışında pek çok alternatif tedavi yaklaşımı bulunuyor. Yaşam kalitesini bozan idrar sorunlarında, sorunun derecesine göre üroloji uzmanı sayısız seçenek arasından size uygun olan bir tanesini mutlaka önerecektir. Prostat kanserinde kişinin yaşı, eşlik eden hastalıkları ve yaşam beklentisi göz önüne alınarak bazen “Bekleyerek izlem” ya da “Aktif izlem” gibi yaklaşımlar uygulanabiliyor. Ama bu seçeneklere karar verme Uzman Ürolog-Hasta arasında yapılan uzun bilgilendirilmiş onamlar ile olabiliyor.

10. Aşırı cinsel ilişki prostat sorunlarına ve kansere neden olur!

YANLIŞ. Bu bilgiler maalesef şehir efsanesi olmaktan ileri gidemeyen ve bilimsel değeri olmayan bilgiler. Günümüzde yapılan bilimsel çalışmalarda prostat kanseri için bilinen en önemli riskler, genetik ailesel yatkınlık ve siyahi ırktan olmak. Birinci derece 1 erkek akrabasında prostat kanseri olması, kişinin prostat kanseri riskini 2-3 kat, 2 birinci derece akrabasında olması 4-6 kat arttırıyor.

12